22 Temmuz 2015

Bu Aralar Ben..

Miribaaaaa,

İşten eve gelmiş yorgun argın ne yesem diye düşünürken biraz müzik dinleyip yazı yazmaya karar verdim, malum yazmayalı yine günler olmuş. Hava da serin mi serin oh değmeyin keyfime. Mutlu keçinin mutlu günleri yer yer mutlu yer yer bulutlu geçip gidiyor ancak buraya yazmak için yeterli motivasyonu bulamıyordu. İşte o aradığı motivasyon bir anda ufak bir ezgiyle birden konuverdi şuracığa. Ah, şu notaların gücü.

Nereden başlasam nasıl anlatsam bilmiyorum aslında bahsetmek istediğim onlarca şey var. İş hayatına adım attığımdan beri yazılarımın da adedi ve uzunluğu değişiverdi. Çünkü gerçekten de düşüncelerimi toparlayıp buraya aktarmak isterken baya efor sarfediyorum. Hala çalışmaya alışamamış keçinin hali budur işte dostlar. 1 ay oldu hatta 1,5 ay ve ben hala eski düzenime dönebileceğim günlerin hayallerini kuruyorum. Şu yorgunlukla başa çıkmanın bir methodu olmalı. Esasında çok da yorucu bir iş değil ama sabah erken kalkıp eve geldiğimde sahip olduğum 5 saatlik süreci nasıl değerlendireceğimi düşünürken zaman geçip gidiyor. İş dediğimiz şey neden bütün hayatımızı kaplamak zorunda ki?

Bugün yine kendi kendime düşünüyordum hatta dayanamayıp arkadaşımla da paylaşıverdim. Eskiden kendimle bolca baş başa kalır ve gerçekten bundan çok keyif alırdım ve kendimce kaliteli vakit geçirdiğimi düşünürdüm. Masama oturur defterlerimi düzenler, manuel olarak bir sürü şey yazar, listeler tutar, bloğuma yazılar yazar, filmler izler, diziler keşfeder, kitap okur, kedimle oyunlar oynar, müzik dinler, bazen de boş boş yatıp tavana bakar hayaller kurardım sadece. Bazen de çok sıkılırdım. Sıkılmanın ne değerli bir şey olduğunu şimdi şimdi anlıyorum be blog. Sıkılacak boş vakitlerim vardı bolca. Arkadaşlarım vardı her canım sıkıldığında görüşelim diyip görüşebildiğim. Şimdi her buluşma büyük bir olay, tam bir muamma. Hafta içi canım pek bir şey yapmak istemiyor zaten. Eve gidip güzel bir yemek eşliğinde sevdiğim diziyi izleme hayalleri kuruyorum sadece. Ama bu şekilde olmasını istemiyorum ben. Yani çok daha verimli geçirmeliyim zamanımı. Bugün de bunları düşündüm işte. Artık odamda kendimle neredeyse hiç vakit geçirmiyorum, bir şey üretmiyorum, yazı bile yazamıyorum. Dedim kiii, "Bak mutlu keçi tamam yeni başladın işe, evet zorlanıyorsun, tek başına yaşamak zor, aileni özlüyorsun(burada gözler hafiften nemli) ama artık silkin ve kendine gel. Sen bu değilsin! Belki her zaman biraz tembel ve üşengeçtin ama şu an hayatını bir düzene sokman gerekiyor ve bir yerden başlaman gerek!" İşte bu yazı da bu kararın ilk adımı oluverdi. Aslında niyetim o değildi yazmaya başlarken ama şu an fark ediyorum ki bu yazının bir misyonu var. Bloğuma ve eski güzel alışkanlıklarıma-hobilerime geri dönüş yazısı oluverdi bak görüyor musunuz? :)

Bu arada 100 Happy Goat Days yazıları tüm hızıyla devam edecek. Yarından itibaren günlük yazılarıma dönüş yapıyorum. Bu ise "bu aralar ben.." yazısı olarak kalsın burada. Biraz da fotoğraf ekleyeyim de şu karamsarlıktan sıyrılalım. Bu arada size önümüzdeki günlerde çok güzel diziler önereceğim ve de filmler. :) He ben hala kitap okuyamıyorum. O konuda tavsiyesi olan var mı?


















Sevgiler
Mutlu keçi


8 yorum:

  1. Hiç Nazlı Eray okudun mu ? bir dene istersen.. fantastiktir farklıdır...yani bana göre :)
    mutlu günleeerr :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hiç okumadım ve ilk kez duydum. hemen araştıracağım. şu an murakami'nin bir kitabını okuyorum. ilk kez okuduğum bir yazar ve dilini sevdim baya. bakalım bu sefer olacak umarım. :) sevgiler benden de.

      Sil
  2. Canın neyi ne zaman isterse onu yap Mutlu Keçi ^^ Kitaplara ara vermek istediğinde ara ver, sadece tembellik yapmak istediğinde de bırak dağınık kalsın, sadece bir müzik aç ve blog oku. 6 senedir İstanbul'da tek başıma yaşıyorum ve çalışıyorum. Hayat öyle yorucu ki içinde sadece dengede kalanlar ve bu akışa uyum sağlayanlar mutlu kalabiliyor. Başarılar senle olsun!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederiim. aynı anda hem ailenden uzakta olmaya hem de iş hayatına alışmaya çalışmak zor cidden. o yüzden beni anlayan birileriyle konuşmak güzel. dediğin gibi biraz akışına bırakmak lazım sanırım. :)

      Sil
  3. Gün içinde iş yerindeyken, akşam olsun şunu da yapayım, bunu da yapayım, haftasonunda şuraya gideyim buraya gideyim diye hayal kurup, eve gelip yemek yedikten sonra koltukta pinekleyip kalmak, hem de planladığın hiçbir şeyi yapmadan... Aynen bana da öyle oluyor. Sistemin çarklarında sıkışıp, günün kendimize kalan 4-5 saatlik süresinde hiçbir şey yapacak enerjiyi bulamıyoruz.
    Fotoğraflara bayıldım.
    Motivasyonun çok güçlü görünüyor, söndürme kendini lütfen :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim kitapsız kedi. :) senin sınavlarla ilgili motivasyonunun yanından geçemez benimki ama olsun hehe. işte keşke bize bu kadar az bir zaman dilimi kalmasa da rahat rahat canımız ne istiyorsa yapabilsek -uyuya kalmadan-

      Sil
  4. demi ama yaa öğrenciyken zaman ne kadar değerliymiş insan çalışmaya başlayınca anlıyor . Günün büyük bir çoğunluğunu işte geçirip eve yorgun argın gelince insanın kendine ayıracak vakti kalmıyor aynı şeyleri ben de yaşıyorum cidden çok zor ama belli bir proğramı oturttuktan sonra gerisi gelir gibime geliyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. galiba fiziksel ve ruhsal olarak bu sürece alışmak biraz zaman alıyor. hala da insanların yıllar yıllar boyu nasıl çalıştığına inanamıyorum. ben 2 ayda bıktım valla. :)

      Sil