dizi tavsiyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dizi tavsiyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Eylül 2017

Eylül '17 / Günler



Hani bazen hiçbir şeye yetişemediğinizi hissedersiniz ya heh işte tam da öyleyim son aylarda. Son 1-2 ayım inanılmaz hızlı geçti. İş hayatında farklı gelişmeler söz konusu özel hayatımda ise epey güzel ve heyecanlı gelişmeler var. Şimdi çok detay vermek istemiyorum ama instagram üzerinden takip ediyorsanız görmüşsünüzdür. :)
Aslında buraya uğrama sebebim gerçekten özlemiş olmak. Bundan sonra sadece burayı özleyince yazmaya karar verdim. Her yeni yazıda yeni bir karar! :))
Son zamanlarda başka ne yapıyorsun derseniz bilinçli farkındalık, mindfulness konularına biraz kafayı taktım onlarla ilgileniyorum, evim için alışverişler yapıyorum, yeni dekorasyonlar filan derken güzel bişeyler olacak gibi. İkea evimizin her şeyiymiş gerçekten. :)





Onun dışında tatil planları yapıyorum. Kasım'da Amsterdam, Brüksel, Brugge seyahatleri vaar! Tavsiyeler varsa şimdiden duymak isteriz efenim. ^^



Sizler nasılsınız?

Bu yazıyı yeni yemek masamız üzerinde cacık kediciği şımarıklık yaparken yazmaya çalışıyorum. Masada yazı yazmayı özlemişim cidden. Elimde bilgisayarla yatağa, koltuğa yayılmak da güzel ama masada yazmanın ayrı bir havası var ve kesinlikle daha iyi konsantre oluyorum ve daha çok yazasım geliyor.
Az önce Matilda'yı 2. kez izledim. Nasıl tatlı bir film nasıl! Çocuk filmlerini çok seviyorum -daha önce de söylemiştim- özellikle bu türdeki filmler çok eğlenceli geliyor bana. Aynı şekilde animasyon izlemek de pek keyifli. Ne zaman canım sıkılsa veya gergin olsam bir animasyon açıyorum sıkıntı filan kalmıyor.

Bu yazıda dizi konusuna değinmezsem tabi ki de eksik kalırdı. :) Son günlerde beni en heyecanlandıran şeylerden biri de çok sevdiğim 2 dizinin yeni sezonlarının başlayacak olması.

İlki How To Get Away With Murder. Çok severek izliyorum ilk günden beri. Hiçbir sezonunda da sıkıldığımı söyleyemem. Daha önce detaylı bahsetmiştim bu diziden dizi kategorisinde vardır kesin. Polisiye gerilim türünde bir şeyler izlemeyi seviyorsanız bu diziyi de seversiniz gibi geliyor. Gelsin yeni bölümler oley!
İkincisi ise Stranger Things! Bu dizi ah bu dizi yok mu bayılıyorum, çok seviyorum. 2. sezonunu deli gibi merak ediyorum. Korku gerilim türünün en tatlı örneklerinden biri çünkü başroldeki veletler pek şeker. Biraz 90'lar korku sinemasını anımsatıyor. Hikaye sürükleyici, oyunculuklar iyi. 2. sezonu merakla bekliyorum.
İzlemeyi düşündüğüm ve çok merak ettiğim dizilerden biri de The Handmaid's Tale. Kardeşim de dahil olmak üzere diziyi çok seven ve öven insan var. Ben ilk bölümü izledim sadece haftalar önce ama devam etmedim nedense. Belki tekrar başlarım.
Bunun dışında şu an yeni başladığım, beğendiğim ama çok da bayılamadığım bir dizi var Ozark isminde. Belki duymuşsunuzdur. Konusu fena değil biraz Breaking Bad vari diyebiliriz ama o tadı aramak isterseniz. Ihh! Bakalım ilerleyen bölümlerde fikrim değişir belki. :)

Ben de durumlar böyle...  Şimdilik sevgilerimi ileterek size cacık hanımla veda ediyorum. :)



Bu arada son bir soru ara ara seyahat edince videolar çekiyoruz bunu arşivimde biriktiriyorum ama youtube'ta da yayınlama fikri var son zamanlarda aklımda lakin ne gerek var ile yapayım ya eğlenceli olur ikilemleri içerisindeyim. Sizin fikirlerinizi de merak ediyorum, youtube üzerinden ne tür şeyler izliyorsunuz ya da hoşunuza gidiyor mu böyle videolar? Yorumlarınızı bekliyorum bu sefer çok soru sordum haha.

Haydi sağlıcakla,
Mutlu Keçi

13 Ocak 2016

Dizi Meydan Okuması (1-2. Gün)

2016'nın ilk yazısının bu olacağını hiç düşünmemiştim ama işte hayat sürprizlerle dolu.. :)
Bir baktım ki Zihin yine bir meydan okuma yapmış hem de konu ne dersiniz diziler!!! Daha önce bloğu takip edenler bilir. Kitap ve film meydan okumalarına da iştirak etmiştim ve inanılmaz keyif aldım. Diğer katılımcıların cevaplarını takip etmek de oldukça heyecan vericiydi. Hem kendi açımdan güzel bir arşiv oluşturmuş oldum hem de yeni keşifler yaptım. Şu anki heyecanım da en çok bu yüzden yeni yeni diziler keşfetmek istiyorum. Şimdiden Six Feet Under ve Dawson's Creek izlemek istediklerim arasına girdi bile.
Yazıyı yazmadan önce üşenmeden şimdiye kadar bir şekilde yolumun geçtiği tüm dizileri listeledim. Kiminden 2 bölüm izlerken kiminin 5 sezonunu izlemişim. 43 adet diziye bir şekilde dokunmuşum. :) Bakalım bu meydan okumada hangileri ile karşılaşıyor olacağız. Lafı fazla uzatmadan hemmen sorulara geçiyorum. Bu arada daha yeni başlayan bu eğlenceli challenge'a katılmak için hiç de geç kalmış değilsiniz. Soruların tamamına buradan ulaşabilir, siz de bir an evvel bizlere eşlik edebilirsiniz. :) Eveet artık cevaplara geçelim diyoruuum.

1. En sevdiğiniz dizi?

Bu soruyu görünce aklıma ilk gelen cevabı vereceğim ve o da tabi ki Breaking Bad.
Walter White'lı Jesse'li bol gerilimli bir o kadar dramatik zaman zaman keyifli ancak birçok anıyla sizi tam şuranızdan vurup geçen bir dizi. Çok çok güzeldi. İzlediğim zamanları anımsıyorum da bir günde art arda bir sürü bölümü deviriyordum. Arkadaşlarla sürekli dizi hakkında konuşuyorduk. Kim haklı sen olsan ne yapardın vs. gibi. Dizinin konusunu ilk okuduğumda bu ne ya hiç ilgimi çekmedi bir kimya öğretmeni öleceğini öğrenince uyuşturucu ticaretine girişmeye karar veriyor.. Hmmm demiştim sonra ilk bölümü izledim, 10. dakikada kapattım. Sonra aradan aylar geçti ve ne izlesem diye bakınırken yine karşıma çıktı meret. Bir kez daha şans vereyim dedim ve başladım izlemeye. Sonra o sezonlar nasıl bitti, ben final bölümünde neden öyle ağladım, neden hala özlüyorum bilemedim. Kısacası siz de hala izlemediyseniz mutlaka izleyin derim. :)

14 Haziran 2015

Müzik ve tutkuyla harmanlanmış eğlenceli bir dizi: Mozart in the jungle!


Bu diziyi size önermezsem içim rahat etmezdi asla. :) İzlemeye başlayalı 2 gün oldu ve henüz 7. bölümünü izlemiş bulunmaktayım. O kadar tatlı ve eğlenceli bir dizi kii..
Geçen gün Elif'in bloğunda gördüm ve merak edip izleyeyim dedim. Hakkında hiçbir şey okumadan direkt başladım ilk bölümü izlemeye. İlk yaşadığım şok Gael Garcia Bernal ile karşılaşmak oldu. Evvet, yanlış duymadınız başrolde o var. :) Ben bu adama ba-yı-lı-yo-rum! Mükemmel bir oyunculuk. İspanyol sinemasının dünya sinemasına kazandırdığı müthiş yeteneklerden biri. :)
Diziye önyargı ile yaklaşmıştım çünkü nedense bir an biyografik bir şey olacağını sandım, bir de müzikal tadında şeyleri çok sevemiyorum. Aslında hiç de öyle değilmiş evet bolca müzik var ama bunlar dizinin içinde öyle bir harmalanıyor ki mest olarak izliyorsunuz. Konusu klasik müzik, uyuşturucu ve sanatla alakalı her şey üzerine. Kalburüstü oyunculuklarla her karakter çok güzel işlenmiş. Derinliği olan karakterler yaratılmış. Bu da dizinin çıtasını epey yükseltiyor. Bir diziyi izlerken en önemli kriterlerden biri de bu benim için. Senaryo ne kadar iyi olursa olsun karakterlerin derinliği ve oyuncuların bunu nasıl kendine uyarladığı çok önemli. Aksi takdirde seyirci kendini karakterlerle özdeşleştiremiyor ve dizi de maalesef uzun ömürlü olamıyor. Özellikle Rodrigo yani Gael Garcia tabi ki tüm izleyenler gibi benim de favori karakterim. Hailey karakteri de çok güzel bir seçim olmuş. Lola Kirk ne güzel kız ya dedim izlerken. Giyim tarzını da sevdim. (Evet stil önemli, hemmen dikkatimi çeker. ) İlk kez izlediğimi söyleyecektim kendisini ama Gone Girl'de de oynamış. Hatırlayamadım nedense ilginç.


Mozart in the jungle yeni başlayan diziler arasında bir anda favorilerim arasına yerleşti bile. Henüz 10 bölümü var ve 2. sezonun ne zaman başlayacağı tam belli değil. Her bölüm 25 dakikacık kadar ve aslında iki buçuk saatlik bir filmi çeşitli partlara bölmüşler hissi veriyor izlerken. Cidden film tadında olmuş. Oldukça kaliteli. Müzikler de çok güzel. İzlerken yine kıskançlık krizlerine girdim ve acıklı gözlerle ukuleleme baktım. Bir insanın bir işi -bu ne olursa olsun- tutkuyla yapması ne ilham verici bir şeydir. İzlerken mutlu oluyorum resmen. Daha ne diyeyim bilmiyorum kolay kolay bu kadar dizi övmem ben izleyin iştee!!! :)






Firefly Lane övmek için geri dönmüş olabilir miyim?

Açtım beyaz bir sayfa başladım yazmaya. Seni çok özledim canım blog. Bu yazı nasıl başlar neye evrilir bilmiyorum. Tam şu anda geçen hafta b...