Taşındım!



Merhabaa,

Nerede bu mutlu keçi dediğinizi duyar gibiyim. Ben de kendime sorup duruyorum bu soruyu bir süredir. Kafam bir yerlerde, bedenim bir yerlerde. Karmakarışık her şey. Öncelikle hayatımdaki en önemli 2 gündem maddesini söylüyorum.

1- Ben İstanbul'a taşındım.
2- Eğitimlerim başladı.

Resmen yorgunluktan bitap düştüm feci halde. Her sabah 6'da uyanıp Anadolu Yakası'ndan Avrupa'ya geçiyorum servis ile. Atatürk havaalanının o taraflara bir yere gidiyorum. Hatta bugün sabah 5.40'ta evden çıktım. Öyle düşünün. E tabi İzmir'de gece 4'lere 5'lere kadar uyumayan ben bir anda ne olduğumu şaşırdım. Hala adapte olamadım ama yakında olurum diye umut ediyorum. Bu arada çeşitli prosedürlerden ötürü ve kişisel olarak aldığım kararla eğitimler ve daha sonrası eğer olursa işim hakkında burada yazmayacağım hiç. Şimdiden duyurayım. Tabi çalışmaya başlayınca gezip gördüğüm yerler hakkında yazarım mutlaka merak etmeyin. :)
Bu arada İstanbul'da ev tuttum demiş miydim? O da ayrı bir mesele. Hayatımda ilk kez ailemden ayrı bir eve çıktım. Bu yaşıma kadar hep İzmir'de ailemle yaşamıştım, üniversite hayatım boyunca da bu böyle olmuştu. Ama şimdi koskoca bir şehirde kendi ayaklarım üzerinde durmaya çalışıyorum. Başlarda her şeyden çok korkuyordum.
(Başlarda dediğim 8-9 gün önce hehe.) Her yere sağ olsun erkek arkadaşım götürüyordu. Ama artık eğitimlerden kendim dönüyorum. Ben de çoğu İstanbul'lu gibi metrobüslerde koltuk savaşı filan yapıyorum. Bu arada odam çok şeker oldu. Yarın yazı yazarsam fotoğraflarını da eklerim. Işıl ışıl oldu rengarenk ışıklarıyla görmeniz lazım.
İstanbul'a geldiğimden beri ev işleriyle uğraştım, koşturup durdum, ikea, pazarlar vs. derken tamamladım sayılır odamı. Taşındığım ev eşyalı olduğu için sadece odamı düzenledim. Daha işlerim yeni bitmişti ki eğitimler başladı. Ben de ne olduğunu anlamadan kendimi inanılmaz yoğun bir sürecin içinde buldum. Uyku, uyku diye sayıklıyorum. Bir de annemi çok özledim, kedimi özledim, kardeşimi özledim.. Böyle hüzünlü keçi oldum bu aralar. Umarım bir an evvel alışırım yeni bir şehirde yaşamaya, ev arkadaşlığı olayına ve başka başka şeylere.
Küçük bir not: Yarın belki erkek arkadaşımla "Anne ben beton dökmeye gidiyorum" isimli sergiye gidebiliriz. İsmi çok ilginç hakikaten. İçeriği de oldukça güzel. 27 Şubat'a kadar da açık olacakmış. Şuradan okuyabilirsiniz daha detaylı bilgiyi.
Neyse efenim uzun lafın kısası bu bir "ben buradayım, merak etmeyin." yazısı olsun. :) Yoğunluktan ötürü hafta içleri yazı yazamayacağım gibi duruyor ama her Pazar bloğuma uğramaya çalışacağım mutlaka. Sizler de takipte kalın!
Ha bir de bana İstanbul'da kesin şunu yap, şurayı gör, şöyle güzel bir yer var gibi gibi önerilerde bulunursanız pek sevinirim.

Yeni yazılarda görüşmek üzre,
Mutlu keçi'den sevgiler! :)

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Belgrad- Ohrid- Üsküp (Balkanlar 1. Kısım)

Belgrad- Novi Sad (Balkanlar 2. Kısım)

İlk Çekilişim!!!

Neler yapıyorum?

İtalya Gezi Rehberi / Gün 1 (Bologna - Floransa)