Keşif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Keşif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mart 2017

Hayali kombinler tasarla! - Polyvore

Bugün size eskiden çok sevdiğim ama uzun süredir uğramadığım bir siteden bahsetmek istiyorum. İsmi Polyvore. Giyinmeyi ve modayı takip eden erkekler de sevebilir ama sanki daha çok biz kadınlar için eğlenceli olabilecek bir yer gibi.
Çocukken belki hatırlarsınız kartondan bebekler verirdi gazeteler onlara kağıtlardan kıyafet keserdik filan. Bana nedense onu anımsatıyor biraz. Bu sitede kendinize bir profil oluşturup kıyafetten aksesuara, kozmetiğe, iç çamaşırına kadar seçimler yapıp çeşitli kombinler oluşturabiliyorsunuz. Konsept size ait. İnanılmaz özgürsünüz.
Benim bu siteyi en çok sevme nedenim aslında bu kombinleri yaratırken sevdiğim tarzlar üzerine de biraz düşünme fırsatı yaratmasıydı. Mevsim değişikliği yaşayacağımız şu günlerde ve gardrobumu yenilemeyi düşünürken yine aklıma düştü ve size de bahsedeyim dedim. Belki sizlere de bana verdiği gibi ilham verebilir. Gardrop yenilemek, yenilenmek demişken blogda da yakında farklı konular olacak ve aynı şekilde hayatımda da yavaş yavaş bir yapılanma sürecine giriyorum. Yeni kararlar, yeni planlar.. vs. Sürpriz! :)

Neyse işte kendi tarzınızı tekrar yaratmak ya da neyi sevdiğinizi keşfetmek isterseniz siz de biraz kurcalayabilirsiniz. Hem benim için bir nevi kafa boşaltma yöntemi de oluyor azıcık terapi etkisi de var hem eğlenceli. Linkini de şuraya iliştireyim. --> Polyvore 
Bu arada siteye üye değilseniz ya da olmak istemiyorsanız bile Pinterest ile sayısız görsele ulaşabilirsiniz bu konuda. Bizim ülkemizde çok popüler olmamasına rağmen dünyada baya rağbet görüyor anlaşılan.
Ben de pinterest sitesinden kendi profilimde bununla ilgili bir board açmıştım zamanında. Sayfama buradan ulaşabilirsiniz. Sevdiğim ve tasarladığım kombinleri sizlerle de paylaşayım bakalım kimler beğenecek? Hem giyim tarzım konusunda da bir fikir verebilir sizlere. :)

24 Mart 2016

Sevgili Tumblr ve canım uyku!

Bugün günlerden Çarşamba.

İş yerinde keyifli bir gün geçirdim uzun aradan sonra. Çok güldüm. Çok eğlendim. Bugün yanımda götürdüğüm Kivi'yi yemeyi ihmal etmedim. Hala sağlıklı beslenemiyorum o ayrı. Öğle arasında kola içtim mesela. Bu hiç iyi olmadı.

Gün sonunda servislerimizle fıtı fıtı evlerimize döndük. Pekii eve döndükten sonra ne oldu dersiniz? Normalde salona geçer biraz takılır sonra yiyecek bir şeyler hazırlar, bir film-dizi seçer izlerken de yemeğimi yerim. Genelde böyle. Bu sefer masa başında oturmaktan kaynaklanan şikayetlerimi gidermek amaçlı biraz uzanmak istedim. Fonda da bir ASMR videosu açtım yutuptan. Beni çok rahatlatıyor bu videolar. Asmr nedir diyenler için bir yazı hazırlayabilirim. Çünkü yıllardır hayatımda var olan bir hadise kendileri. :) Neyse efenim ben sonra uyuyup kalmışım saat de 8 filan. Arada uyanıyor gibi oluyorum ama böyle bir rüya aleminde gibi yine dalıyorum. Bir de kekik hanım da (kedim) yanımda fosur fosur uyuyor birlikte yatakta uyuyup kalmışız öyle. Gözümü bir açıyorum gece 00.00. Şok şok şok! :) Böyle bir uyumak yok yani hayır üzerimde hala pantolonum filan var öyle diyeyim. Akşam yemeği bile yememişim o kadar.

Bu kadar uykunun üzerine ve açlıkta olunca uyumaya devam edemedim tabi duş alacaktım alamadım. Bazı işlerim vardı yapamadım ama uyudum ve dinlendim mi koca bir evet!
Sonrasında kalkıp yiyecek bir şeyler hazırladım ve bir bölüm Girls izledim.

Evet yanlış duymadınız Girls!! 5. sezon başlamış ki. Çok sevindim baya özlemişim kerataları.
Saat şu an yaklaşık olarak gece 3'e tekabül etmekte ve ben 3 buçuk saat sonra uyanacağım ama hala uykum yok. Yarın mor göz halkaları beni bekliyor.

Bu arada yazıyı asıl yazma sebebim Tumblr hesabımdan bahsetmekti. Ancak konuya gelebiliyorum. Şimdi sosyal medya üyeliklerimi genel bir gözden geçirirken artık Tumblr'ı daha aktif kullanmaya karar verdim. Blog, facebook, twitter, instagram, tumblr, snapchat, goodreads diye gidiyor bu liste. Ne kadar çok yerde üyeliğim var dedim. Birilerinden vazgeçmem lazım ama hangisi bilmiyorum. Hala da kararsızım. Ama tumblr'ı seviyorum, yılların birikimi var resmen. :) Sevdiğim görselleri biriktiriyorum, baktıkça içim açılıyor. Ha o tadda olan bir yer daha var Pinterest orayı da blog için görsel bulmakta kullanıyorum.

Ancak tumblr'da artık kişisel şeylerimi de paylaşacağım kısa kısa. Olur da takip etmek isterseniz işte linki --> http://mutlukecii.tumblr.com/

Sevgiler!

6 Aralık 2014

Bu aralar ben (birtakım yenilikler)

Merhabaaa sonunda geldim canım bloğuma. Yazı yazmayı inanılmaz özlemişim. Bir daha bu kadar uzun bir ara vermeyeceğim söz. Yazacağım konu başlıkları o kadar birikti ki böyle olunca üşenip nereden başlayacağını bilemiyor insan. Neyse ilk yazım bu kadar aradan sonra bu aralar ben neler yapıyorum yazısı olsun. Nerede kalmıştııık? Hatırlamaya çalışıyorum ama hafızam çok kötüdür. Gittiğim yerlerde o yüzden bir not defteri taşımak ya da fotoğraf çekmek çok işime geliyor. Neyse efenim ben şöyle aklıma esen bir yerden başlıyım artık anlatmaya. Burada olmadığım süreç içerisinde neler oldu neler. :)

Öncelikle Konya'dan döndükten sonra kardeşim de İzmir'e geldi hemen akabinde. O hafta sonu beraber istihdam fuarına gittik. Malum ben de çoğu yeni mezun gibi iş arayışları içerisindeyim ve bu fuarı da tabi ki es geçmem mümkün değildi. İlk başta çok heyecanlanıyorum böyle şeylerde, ne diyeceğimi bilemiyorum. Sadece bir cv bırakıp gitmek de çok cazip gelmiyor. Kardeşimin yanımda olması iyi oldu, beni cesaretlendirdi. Epey yere cv bıraktım, sohbet ettim. Çok fazla iş arayan insan var ve bu beni biraz umutsuzluğa düşürmedi değil. O aralar staj da mantıklı gelmeye başlamıştı bir de. Madem iş bulamıyorum ve deneyim olayı bu kadar önemli şirketler için en azından staj yapıp kendimi geliştirebilirim diye düşündüm bir süre. Sonra İşkur ile konuştum, iş başı eğitim programları hakkında bilgi aldım. Hafta içi gidip kayıt olacaktım ki beni şaşırtan bir gelişme oldu. Ta ta ta tammm! Öylesine başvurduğum kabin memurluğu pozisyonunda ilk aşamayı geçip mülakatlara katılmıştım ve 3 hafta sonra yani tam da hayatımla ilgili yeni kararlar aldığım bir anda kabul edildiğime dair olumlu mail geldi. İşte hayatın bu sürprizlerini seviyorum. Bir kez daha gelecekle ilgili planlar yapmanın ne kadar saçma olduğunu gördüm.
Neyse efenim ama ön bir şart olarak almam gereken bir sağlık raporu var. Geçenlerde İstanbul'a gidip işlemlere başladım, birkaç pürüz çıktı ve önümüzdeki Salı tekrar gidiyorum. Eğer bir sorun çıkmazsa yakın bir zamanda eğitimlere başlayacağım. Hala komik geliyor. :) Çok hayal kurmamaya çalışıyorum, olmama ihtimali var yine de. Eğitimlerde de elemeler devam ediyormuş çünkü. Yaşayıp görücez bakalım ama bir aksilik çıkmazsa yakın zamanda İstanbul'a yerleşiyorum. Çok heyecanlı ve hareketli bir sürecin içerisindeyim şu sıralar.
Yine çenem düştü. Neyse artık görsel kısmına geçeyim de biraz rahatlayalım. :)


10 Kasım 2014

Mini Anket ve Yeni Keşifler

Kısa bir aradan sonra yine buralardayım. Aslında hep buralardayım, sevdiğim blogları okumaya devam ediyorum ama yazı yazmak gelmiyordu pek içimden.
Bir de Konya'daki günler birbirinin aynı geçiyor. Evden pek çıkmıyoruz. Anlatacak bir şey de olmuyor o nedenle. Bu aralar neler yapıyorum peki? Açıkçası dizi izliyorum, internette takılıyorum, iş başvuruları yapıyorum, haber bekliyorum... 
Dizilere gelirsek esasında yakında uzunca bir dizi post'u yazmayı planlıyorum. Çünkü çok fazla dizi izleyen biriyim ve görüşlerimi paylaşmadan da olmaz tabii ki. 2 tane diziye başladım son günlerde. İkisi de bu sezon başlayan dizilerden ve her ikisi de bir çizgi roman uyarlaması.



12 Ekim 2014

Pazar Günü Keşifleri

En sevdiğim şeylerden biri yepyeni, el değmemiş bir blog bulmak ve tüm yazıları okumaya çalışmak. :) Bu sayede yeni şeyler keşfediyorum tabi ki. Bu da beni çok mutlu ediyor. 

Geçen sene yaptığım bir kitap ayracı.
İlk denemem. :)
10marifet.org'u biliyorsunuzdur orası sayesinde şirin şirin el işi şeyler öğreniyorum. Yapmasam da hevesleniyorum yeni şeyler yapmak için. Bu konuda çok yetenekli olmasam da kesip biçmek, kağıtlar, renkli şeyler, kartonlar, keçeler, dekoratif şeyler beni inanılmaz mutlu ediyor. Bir tek örgü işine uzağım, birkaç denemeden sonra o kadar sabırlı bir insan olmadığıma karar verdim. :)

Neyse efenim, dün sitelerde dolaşırken yine postcrossing sitesine düştü yolum. "Ya ben neden bunu yapmıyorum ki?" dedim. Üye oldum, kendimi anlatan bir şeyler yazdım. Sevdiğim şeyleri filan. Sonra kartpostal göndermek için sitenin bana önerdiği kişiler oldu. Almanya'dan Amerika'ya, Çin'e kadar geniş bir coğrafyada seçenekler sundu. Sırayla göndereceğim hepsine. O aşamada siteyle ilgili daha detaylı bir yazıyı buraya yazacağım elbette. Özellikle bana gelen kartpostallarda havaya uçmam olası. Çok seviyorum ben böyle şeyleri. Mektup, kartpostal, tebrik kartları.. Bizim ülkemizde böyle bir şey yok maalesef. Ama yurt dışına çıktığınızda tüm marketlerde doğum günü, yılbaşı, tebrik kartları, kartpostallar görüyorsunuz. Özel günlerde herkes sevdiklerine kart atıyor. Ne güzel. Böyle incelikli şeylere biz de sahip olsak keşke. Ya da çiçekçiler. Neyse konu farklı yerlere gitmeden toparlayayım. İşte ben de bu siteye üye oldum ve yakın zamanda kartpostallarımı hazırlayıp göndermeye başlayacağım. Kartpostal seçimi konusunda düşünürken kendi fotoğraflarımı ya da sevdiğim fotoğrafları kartpostal haline getirip getiremeyeceğim konusunda ufak bir araştırma yaptım. Postick denilen bir şey keşfettim. Sitede detaylı olarak anlatılıyor. Şuradan bakabilirsiniz. Bu stickerları istediğiniz fotoğrafın arkasına yapıştırıyorsunuz ve ortaya özgün bir şey çıkıyor. 50 tanesi 17 dolar gibi bir şey. Ancak yurt dışından sipariş ediliyor sadece. Belki kendimiz de yapabiliriz böyle bir şeyi üzerine düşünüyorum hala. :) Çok yaratıcı bir fikir, sevdim epey. 
İlk keşfim bu oldu.

kaynak


Diğer bir keşfim isee, sonbahara ve yağmura en yakışan şeyin yani kahvenin yanında dinlenebilecek güzel müzikleri barındıran coffeeplaylist sitesi oldu. İçeriği basit, kullanımı kolay. Yeni şarkılar da keşfedebilirsiniz hem . Tavsiye ederim. :)

Bugünlük bu kadar.

Sevgiler! (:

Firefly Lane övmek için geri dönmüş olabilir miyim?

Açtım beyaz bir sayfa başladım yazmaya. Seni çok özledim canım blog. Bu yazı nasıl başlar neye evrilir bilmiyorum. Tam şu anda geçen hafta b...