Book Challenge 17 - 18 - 19. Gün

Galiba ben böyle toplu yazı yazmaya alıştım ve biraz saldım kendimi. Ama aklım meydan okumadaydı cidden. :) Bayram öncesi yine alışverişler, arkadaşlar ve başka kişisel işlerle uğraşırken blog ihmal edildi tabi. Bir de doktor kontrollerim vardı geçtiğimiz gün. Neyse ki sonuçlar temiz çıktı. Bir de uzun zamandır elimde dolanan Barış Bıçakçı kitabı Baharda Yine Geliriz'i bitirdim. Hakkında yazacağım elbette ama o bu yazının konusu değil. Ha bir de Friends'in 9. sezonuna geçtim. Sona doğru yaklaşıyorum yavaş yavaş ama bitmesini hiç istemiyorum. Final bölümü sonunda kesin oturup ağlıcam. Bu arada izlemeyenlere şiddetle, ısrarla tavsiye ediyorum. İşsiz ve sıkkın geçen şu günlerde en büyük destekçim oluyorlar ve pozitif enerji gönderiyorlar devamlı bana. Mutlu olmak için birebirler. Neyse Challenge sorularımıza dönersek, nerede kalmıştıık...

17. günün sorusu: En sevdiğiniz kitabın en sevdiğiniz alıntısı?


Aslında çok fazla var ama aklıma ilk gelen canım Tezer Özlü'nün Yaşamın Ucuna Yolculuk kitabı oldu. Altını bol bol çizdiğim sayfalarla dolu bir kitaptı. Hayatı algılayış ve bunu dile getiriş şekline hayran kaldığım bir yazardır Özlü. Ve bu kitabı okuduktan sonra cidden aydınlandığımı hissetmiştim. Çoğu kişinin aksine bana karamsar bir yazar gibi gelmemiştir hiçbir zaman. Ama yaşadığı şeylerin çok çok zor olduğu gerçeğini ise asla yadsıyamam. Çocukluğun Soğuk Geceleri kitabında başından geçen intihar ve hastanede geçen günlerinden bahseder. Okuması oldukça zor sayfalar olmuştu benim için. Yaşamın Ucuna Yolculuk kitabından hangi alıntıyı yazsam karar veremedim ama şu ağır bastı sanırım biraz.

"Sordukları zaman, bana ne iş yaptığımı, evli olup olmadığımı, kocamın ne iş yaptığını, ana babamın ne olduklarını sordukları zaman, ne gibi koşullarda yaşadığımı, yanıtlarımı nasıl memnunlukla onayladıklarını yüzlerinde okuyorum. Ve hepsine haykırmak istiyorum. Onayladığınız yanıtlar yalnızca bir yüzey. Ne düzenli bir iş, ne iyi bir konut, ne sizin medeni durum dediğiniz durumsuzluk, ne de başarılı bir birey olmak ya da sayılmak benim gerçeğim değil. Bu kolay olgulara, siz bu düzeni böylesine saptadığınız için ben de eriştim. Hem de hiç bir çaba harcamadan. Belki de hiç istediğim gibi çalışmadan. istediğiniz düzeye erişmek o denli kolay ki… Ama insanın gerçek yeteneğini, tüm yaşamını, kanını, aklını, varoluşunu verdiği iç dünyasının olgularının sizler için hiç bir değeri yok ki. bırakıyorsun insan onları kendisiyle birlikte gömsün. Ama hayır, hiç değilse susarak hepsini yüzünüze haykırmak istiyorum. Sizin düzeninizle, akıl anlayışınızla, namus anlayışınızla, başarı anlayışınızla bağdaşan hiç yönüm yok. Aranızda dolaşmak için giyiniyorum, hem de iyi giyiniyorum. İyi giyinene iyi değer verdiğiniz için. İçgüdülerimi hiç bir işte uygulamama izin vermediğiniz için. Hiç bir çaba harcamadan bunları yapabiliyorum, bir şey yapıldı sanıyorsunuz. Yaşamım boyunca içimi kemirttiniz. Evlenizle. Okullarınızla. İş yerlerinizle. Özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz. Ölmek istedim, dirilttiniz. Yazı yazmak istedim, aç kalırsın, dediniz. Aç kalmayı dendim, serum verdiniz. Delirdim, kafama elektrik verdiniz. Hiç aile olmayacak insanla bir araya geldim, gene aile olduk. Ben bütün bunların dışındayım. Şimdi tek konuğu olduğum bu otelden ayrılırken, hangi otobüs ya da tren istasyonuna, hangi havaalanı ya da hangi limana doğru gideceğimi bilmediğim bu sabahta, iyi, başarılı, düzenli bir insandan başka her şey olduğumu duyuyorum."

18. günün sorusu: Sizi hayal kırıklığına uğratan kitap?

Sonuna kadar okumayıp yarım bıraktığım bir kitabı örnek olarak gösterebilirim bu soruya. Ahmet Ümit'in Kukla isimli kitabı. Ahmet Ümit'in ismini sık sık duyuyorum. Tesadüfen elime bir kitabı geçmişti ve okumaya karar vermiştim ama çok boğucu gelmişti bana. O günden sonra da başka kitabını okumak istemedim hiç hatta biraz antipatik bulurum kendisini ne yalan söyleyeyim.

19. günün sorusu: Filme dönüştürülmüş en sevdiğiniz kitap? 

Okuduğum kitapların filmlerini pek izlemem aslında. Okuduklarım arasında da çok fazla filme çekilmiş bir kitap yok. O yüzden bu soruyu pas geçiyorum. Öyle direkt aklıma gelen harika bir uyarlama olmadı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Belgrad- Ohrid- Üsküp (Balkanlar 1. Kısım)

Belgrad- Novi Sad (Balkanlar 2. Kısım)

İlk Çekilişim!!!

Neler yapıyorum?

İtalya Gezi Rehberi / Gün 1 (Bologna - Floransa)