Challenge Accepted! (Meydan okumalara doyamamak)

Selam millet!

Sonunda tam da hafta sonunun şu son demlerini yaşarken daha fazla ertelemeden sevgili saçaklı'nın çelıncına iştirak edeyim dedim ama bugün 6. gününe gelmiş herkeşler.

O yüzden soruları çok da uzatmadan hızlıca cevaplayacağım. Böyle etkinlikleri çok seviyorum ama bir türlü düzenli yazamıyorum daha önce Zihnin meydan okumalarını takip edenler de görmüştür. Üç beş gün birleştirip yazmak tam da benim işim. :) Bu arada hafta sonum kötü başlayıp güzel devam etti. Bugün sabahtan erkek arkadaşımla sinemaya gittik çok komik bir filmdi. Uzun zamandır sinemada güzel film izleyemiyorum ya bu olayı nasıl aşacağız bilemiyorum. Korku-gerilim türündeki filmimizde sonlara doğru bizi bi gülme aldı öyle diyeyim. :) Sonra ise baya gezdik. Bugün yaklaşık 12 km yürümüşüz. Kadıköy Moda sokaklarını talan ettik. Moda ne güzel yer ya. Bir kez daha iyi ki buraya yakın oturuyorum dedim.
 Daha fazla uzatmadan meydan okumaya başlıyorum ey ahali. Buyrunuz sorular ve de benim cevaplarım.

1- Müzik listenizdeki ilk 10 şarkı?

Ben genelde müzik listesi olayına pek giremiyorum yani spotify'dan ruh halime göre karışık şeyler dinliyorum daha çok. Radyo özelliğini çok seviyorum özellikle. Mesela bir şarkıyı çok sevdiniz diyelim o şarkı ile ilgili radyo yayını başlat diyorsunuz benzer şarkılar sırasıyla çalmaya başlıyor. Sıradaki şarkıları beğen ya da beğenme butonuna tıklayarak yönlendirebiliyorsunuz. Baya yeni şeyler keşfettim ben bu sayede. Eskiden daha çok müzik dinlerdim artık eskisi kadar dinlemiyorum maalesef. Bu aralar da daha çok Türkçe şeyler dinlemekten keyif alıyorum. Size son zamanlarda en çok dinlediğim şeylerden 10 şarkılık bir kuple sunayım. Aşağıdaki görselde daha çok işe gidip gelirken yolda dinlediğim bazı şarkılar bulunuyor. Yeni Türkü, Barış Manço filan çok severim. Dinleyin dinlettirin. :)



2- Göbek adınız nedir ve sizin için önemi?

Valla benim hiç göbek adım olmadı. Ama ufakken kardeşimle evcilik oynarken benim adım hep yağmur onun da çiçek olurdu. Bu sayılır mı? :))

3- Cüzdanınızda/çantanızda neler var?

Şu an fotoğrafını çekmeye inanılmaz üşendim, uykum da gelmeye başladı zaten ama bir koşu gidip çantamın içini boşaltıp hemen çekiyorum. Evet burada gördükleriniz genelde çantamda olan şeyler. Örneğin makyaj çantası hep olur çünkü genelde evden bir çırpıda hazırlanıp çıkıyorum makyaj olayını ofiste hallediyorum. Onun dışında ajandam her zaman yanımdadır. Bu yılki ajandamı inanılmaz seviyorum ya belki başka bir yazıda ne şekilde kullandığımdan da bahsederim ama not alma alanı minik ajandalara göre oldukça fazla bu da benim baya işime yarıyor. Zürafalı kalem ise çok sevdiğim bir arkadaşımın doğum günü hediyesi afrika dolaylarından alınmıştı yanlış hatırlamıyorsam. Bu yazıyı okuyorsan ve yanlış hatırladıysam şimdiden özür diliyorum haha. Bu aralar elimde sürünen ve hala devam edemediğim kitap ise Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım. Hakkında genelde çok güzel şeyler duydum. Bakalım beğenecek miyim?
İşte geri kalanlar da ıvır zıvır şeyler bazen bişeyler eklenip çıkabiliyor içine. Çantamı ise İzmir Şirince'den almıştım. Üniversite'de bir gezi sırasında. Bu arada İzmir'i de çok özledim alakasız not.


4- Kim veya ne olmadan yaşayamazsın?

Valla genel olarak düşüncem herkes herkessiz yaşayabilir modunda olsa da tabi ki annem, kardeşim, sevgilim olunca çok daha mutlu yaşayacağım kesin. Bir de hayaller ve umutlar olmalı. Herhalde geleceğe dair hala içimde var olan o minik umutlar, tutkular, hayaller olmadan yaşamak inanılmaz güçleşirdi.
Bir de ben peynir olmadan çok zor yaşardım ya. Çok alakasız oldu bu evet. :)))
Kahvaltı bu hayatta en sevdiğim şeylerden biri olabilir.^^

5- Koleksiyonunu yaptığınız herhangi bir şey?

Ufakken peçete koleksiyonu yapardım. Annem komşu ziyaretlerinden topladığı peçeteleri bize getirirdi hep. Sonra onlar ne oldu bilmiyorum ama artık bişeyleri biriktirme fikri pek bana hitap etmiyor daha doğrusu eşyalara bağımlı olmak bir zamandan sonra beni yormaya başlıyor. Geçtiğimiz zamanlarda okuduğum ve izlediğim bazı şeyler bu tarz konularda algımı değiştirmeye başladı. Minimalist yaşam felsefesini benimsemeye çalışıyorum artık. Ama inanılmaz güç. Geçtiğimiz günlerde 2-3 poşet şey attım evden belki daha da fazla ama hala yeterli değil. Bu sayede evim de kafam da baya rahatladı. Atmaya kıyamacağım şeylerin başında da kartpostallarım, arkadaşlarımın mektupları ve bazı değerli anıları barındıran ufak objelerim geliyor. Bunların hepsini ufak bir kutuya yerleştirdim arada açıp okuyorum mutlu oluyorum.
Minik bir hazine gibi. :)

6- Evcil hayvan olarak ne beslemek istersiniz?

Aslında bu konuyla ilgili uzun uzadıya yazacaktım ama yoruldum ve dee kaç dakikadır hapşırıp duruyorum boğazım acıyor sıcak bir şeyler içmeliyim. Ancak şunu söyleyeyim kediden deli gibi korkan ben bahçemizde bulduğum minik yavru kedi ile bu korkumu tamamen aştım. Adını da Kivi koydum. Başta sahiplendirmeye çalıştım gönülsüzce de olsa ama kimse istemeyince annemi ikna edip önce evin dışında sonra evin içinde bakmaya başladım. O kadar korkuyordum ki kucağıma alıp sevmem bile aylar aldı. İlk başlarda minicik bir ayakkabı kutusunda uyuyordu hatta internetten okuyup anne sıcaklığını hissetsin diye etrafına sıcak su şişeleri koyuyordum. Kum, mama gibi şeylerden bir haber biri olarak petşopa gidip alışveriş yapmak çok değişik gelmişti. Kivi benim ilk kedimdi. Ben kedi korkumu onun sayesinde yendim ve bir nevi hayvanlara karşı duyarlılığımı onun sayesinde pekiştirdim. Çok farklı bir duygu. Bilmiyorum hayvan sahipleri beni daha iyi anlar. Sizin bir parçanız haline geliyor bir zaman sonra. Mesela bir keresinde çok kötü hastalanmıştı. Ateşi vardı, baya yüksek ve tehlikeli boyutta. Yemek yemiyordu, koşmuyordu, miyavlamıyordu sadece uyuyordu. Onu öyle görmek o kadar üzücüydü ki. Hemen soluğu veterinerde aldım. O gün bir sürü iğne yapıldı. Doktor ateşini nasıl ölçeceğimi gösterdi. Poposundan ölçülüyor bu arada. Neyse sonra yemek yememesi tehlikeli olduğu için bir şekilde bu sorunu çözmem gerekiyordu. Bir şirınga alıp zorla ağzını açarak mama yedirdim kaç gün. Hatta alnına sirkeli su bile koydum. Bu kısmı saçmaydı evet.
Ne anılar! İstanbul'a taşınınca Kivi İzmir'de annemle kaldı. Bir yıldır da onunlaydı. Ancak geçtiğimiz aylarda Kivi'm melek oldu. Bu konudan ilk kez bahsediyorum. Çevremde pek kimseye de bahsetmedim bilmiyorum konuşamıyorum ben böyle şeyleri. Çok üzüldüm. Belki sahiplenmesek daha kısa bir ömrü olacaktı diye içimi rahatlatmaya çalışıyorum ama bilemiyorum işte. Neyse kötü şeyler onu bir şekilde atlattım şimdi ise evde inanılmaz yaramaz bir kedim var kekik hanım. Erkek arkadaşımın kedisiydi ama ben tek başıma eve çıkınca benimle yaşamaya başladı. Kiviyle de baya benziyorlar. Kucak sevmeyen özgür ruhlu bir kedi ama yine de çok seviyorum onu.

Kivitoşum

Kekik Hanım


Sevgiler
Mutlu keçi

Yorumlar

  1. Yok yok olmayacak! Bir türlü öğrenemedin Keçicim! Afrika'dan değil, Dubai'den aldım ben o kalemi sana :) Hay benim unutkan Keçim! :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaa ahaha Dubai desem daha havalı olacakmış tüh. Bana nedense Afrika'yı çağrıştırıyor hep. :D toparlayamadı!!

      Sil
  2. Bu paylaşımın kedili kısmının bir benzerini biz te yaşadık. Erkek bir kedi yavrusuydu. Ümraniyede sokak çocukları kedi yavrusunun bir gözünü oymuşlar öyle kendi başına boş bir arsada acı acı miyavlıyordu. Biz de kadıköye taşıdık onu evimize. İyileşinceye kadar baktıktan sonra salıverdik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o kedilere zarar veren o çocuklar var ya o çocuklar kedi diyorum köpek de aynı şekilde. nasıl iğrenç ailelerde yetişiyorlar da böyle şeyler yapıyorlar anlamıyorum.

      Sil
  3. blogunuzu takibe aldım bana da beklerim sevgiler

    Tasarım Evinden

    YanıtlaSil
  4. Blogunuzu takibe aldım sayın Mutlu Keçi,siz yazdıkça okuyup mutlu oliiciiim :PPP

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hihihih çok sağolunuz iki balık bir kedi sizler için varım ben :D

      Sil
  5. Peynir konusunda fena halde size katılmaktayım Keçi hanım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hehehe ya peynirsiz bir hayat aşırı tatsız tuzsuz olurdu sonuçta. önemli bence. :)

      Sil
  6. Peynirsiz olur da bu Kivi ve Kekik'in çizgileri gerçekten birbirine benziyor sanırım :)

    YanıtlaSil
  7. peynireeeeee bayılırıımmmmmmm
    peynir ve çikolata hep olmalı hayatımda..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Belgrad- Ohrid- Üsküp (Balkanlar 1. Kısım)

Belgrad- Novi Sad (Balkanlar 2. Kısım)

İlk Çekilişim!!!

Neler yapıyorum?

İtalya Gezi Rehberi / Gün 1 (Bologna - Floransa)