Kayıtlar

Nisan, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

500 Days of Summer (9)

Resim
Şu an bir yandan çilekli yoğurdumu yerken bir yandan da bu yazıyı çiziktiriyorum buraya. Tam da filme uygun bir atıştırmalık değil mi? :)

9. günün sorusu: Repliklerini ezberlediğiniz bir film seçin.

Bu soruyu görür görmez verebileceğim tek bir yanıt vardı benim için. Tabi ki 500 Days of Summer!
Neden derseniz, film ilk çıktığından beri kaç kez izlediğimi ben bile bilmiyorum. Hatta bu filme olan sevgim ile ilgili olarak odamdan şöyle enstantaneler paylaşmak istiyorum. :)


Film Meydan Okuması 3. 4. 5. 6. 7. vee 8. Gün (yettim gari!) :)

Resim
Merhaba, merhaba, merhaba sevgili blog sakinleri.

Kaç gündür neden yazamıyor bu keçi diyorsunuz kesin, demiyorsanız da şimdi durup bir düşündünüz değil mi? Neden yazamıyordum hemen söyleyeyim. Kardeşim İstanbul'a gelmişti çünkü. İnstagram'dan takip edenler görmüştür. Ben de ona İstanbul'u gezdiriyordum bildiğim kadarıyla. Ne diyeyim iyi gezdik vallahi. :) Sabahın erken saatlerinde çıkıp gece ancak eve dönüyorduk. Bu dopdolu geçen günlere ilişkin güzel ve bol fotoğraflı bir yazı hazırlayacağım birkaç gün içinde ancak şu an konumuz bu değil.
En son 1. ve 2. gün yazısını yazmıştım meydan okumamızda. Şimdi diğer arkadaşlara yetişmek için acilen geri kalan günleri yazacağım ve yarın kaldığımız yerden sindire sindire yazmaya devam edeceğim. Henüz diğer cevapları da okuyamadım bu arada. Yazımı bitirdikten sonra kim ne demiş, nasıl yorumlamış soruları diye merakla okumaya gideceğim hepsini. :)

Eveeet, keyifli ve uzun soluklu bir yazıya hazır mısınız? Şimdi benim seçtiklerim geliyo…

Film Meydan Okuması 1. ve 2. Gün

Resim
Üf işte en sevdiğim ve üzerine konuşmaktan en zevk olduğum konu: Filmler!
Geçen gün Leylak Dalı'nın bloğunda bahsettiğini gördüm bu konudan ve bir de baktım ki Zihnin Arka Sokakları yeni bir meydan okuma listesi hazırlamış. Daha önce de kitaplar ve müzik konularında böyle bir şey yapmıştı. Ben sadece kitap kısmına katıldım ve çok da zevkli geçti benim için. Kurallar ise şöyle 30 gün boyunca listede yer alan sorulardan her gün 1 tanesini yanıtlıyoruz. Eğleniyoruz, yeni şeyler keşfediyoruz filan. Ne kadar çok kişi katılırsa o kadar keyifli olur bence. Belki 30 gün sonunda kendinize güzel bir watchlist yapmış olursunuz. :)
Bugün meydan okumanın 2. günü. Ben de o yüzden ilk 2 günü birlikte yazacağım ama siz istediğiniz gibi yapabilirsiniz. İstediğiniz zaman başlayın çekinmeyin yani. :)
1. Gün: En az sevdiğiniz film hangisi?
Bir düşüneyim... Yani aslında çok fazla sevmediğim bir film olunca genelde yarım bırakıp izlemeyenlerdenim. (Tek başımaysam tabi.) Şöyle bir düşününce aklıma direkt…

Sevgili Günlük

Resim
*Bazen hüzünlü ruh hallerinden sıyrılamıyorum. Dinlediğim şarkıların bunda etkisi büyük tabi.

*Arkadaşlarımı çok özlüyorum. Yanlarında kendim gibi olabildiğim, çok ama çok eğlendiğim arkadaşlarımı. 
*Büyüdükçe kendini daha iyi tanımaya başlıyor insan ve bu bazen mutlu ediyor, bazen hayal kırıklığı yaşatıyor. 
*İnsanlara kendimi anlatmaktan her geçen gün daha fazla sıkılıyorum. Yazmak hariç.
*Teknolojinin hayatımdaki en kötü etkisi kesinlikle beni kitap okumaktan alıkoyması. Okuyamıyorum, yok. 
*Kardeşim çocukluğumuzdan beri en yakın arkadaşım. Öyle olduğu için de 'gerçek' dertlerimi paylaşacak başka bir arkadaşa ihtiyaç duymadım hiç. 
*Başkalarına verdiğim moralleri kendim için de düşünebilmeyi isterdim ama terzi kendi söküğünü dikemez diye boşuna dememişler.

İstanbul günlüğü, İzmir, kediler, arkadaşlar ve bir miktar mutlu keçi.

Resim
Odamda oturmuş bu yazıyı yazarken aklım bir yandan guruldayan karnımda ama yook bu sefer yazmadan başından kalkmayacağım çünkü biliyorum ki öyle yaparsam bu yazı yine bir ertesi güne kalacak. Bu sefer bol görselli az sözcüklü bir yazı olsun istiyorum. Biliyorsunuz ki çekiliş sonuçlandı. Çok da güzel oldu. Bir süre sonra yeni bir çekiliş yaparım bence yine. 200. takipçi kutlaması olabilir mesela bu. Neden olmasın! :) Bir süredir yazmayı çok sevmeme rağmen bir şeyler yazmak gelmiyordu içimden. Aslında yazacak yine birçok konu olmasına rağmen. İzmir'e gidişim, yeni başladığım hobilerim, izlediğim filmler-diziler, İstanbul Film Festivali ve çeşitli etkinlikler hakkında... Ama yazamadım işte. Şu an hazır canım istemişken yazayım hemmen dedim. Heves dediğin hemen kaçabilir zira. Ben biraz kafamı toparlarken size ufak ufak notlarla geçtiğimiz günlerden bir kesit sunmak istiyorum. Dediğim gibi bunu da fotoğraflarla yapacağım tabi ki. :) (İçinde bolca "ben" olacak, umarım sıkılma…

Ve işte çekilişin sonucuuu!

Resim
Merhabaaa,
Merakla beklediğiniz o sonuç işte karşınızda. 5 nisan gece 00.00'da sona eren ve bloğumda ilk kez düzenlediğim bu çekilişe tam olarak 48 kişi(1 kişi instagram yorumu ile) katıldı.  Benim için de çok heyecanlı ve güzel bir deneyim oldu. Daha nice güzel çekilişlerde buluşuruz diye ümit ediyorum. Bu arada bu yazıyı yazarken hala çekilişin talihli kişisini belirlemiş değilim. Kendi kendime de heyecan yaratıyorum hehe. Sonucu belirlerken random.org sitesinden faydalandım daha objektif olması açısından. Aşamalarını da alttaki görsellerde görebilirsiniz. Şimdi gidip enter tuşuna basacağım ve süprizin gideceği yer belli olacak! :) Kazanan kişiye de mail atacağım. Adresini bana ne kadar çabuk gönderirse o kadar iyi olur. 2 gün içerisinde geri dönüş yapmaz ise yeni bir kişiyi belirlemek zorunda kalabilirim. Katılan herkese tekrardan teşekkürler. Güzel ve keyifli günlerde kullansın sürprizleri. ^_^

Ufak mutluluklar

Resim
Bu günlerde en keyif aldığım şey abur cuburumu hazırlayıp bu diziyi izlemek.
Siz neler izliyorsunuz bu aralar? Güzel dizi tavsiyeleriniz var ise hemmen duymak istiyorum lütfen. (:

NOT: 

Yarın akşam saatlerindeçekilişsonuçları açıklanacaktır efenim. Katıldığınız için şimdiden teşekkürler ve yeni yeni sürprizlerde buluşmak üzere diyorum şimdilik. Çekilişin şanslı kişisi ile hemen iletişime geçersek ben de mümkün olduğunca çabuk gönderebilirim hediyeyi. Aman takipte kalınız, sonuçları öğrenmeyi unutmayınız.. 
Sevgiler,
Mutlu Keçi

Nisan

Resim
Mart tüm sürprizleriyle geride kaldı bile. 2015 zaten en başından beri iyi kötü birçok sürprizle girdi hayatıma. Sanırım biri gelip de hayatının en unutulmaz yılı hangisi dese aklıma ilk gelecek yıllardan biri olacak. Umarım güzel gelişmelerle devam eder bu süreç.

Mart ayında pek kitap okuyamadım malesef. Bu ay okuyacağımı umuyor umutlarımı yeşertiyorum hemmen efenim. :) Bloğa daha sık yazma hedeflerime de geri döneceğim artık çünkü yine bambaşka ve eskisinden de belirsiz bir sürecin içine girdim. Ve bu sürecin bir getirisi olarak eskisinden daha çok zamanım olacak yazmak için.

Beni takip edenler bilir ki normalde İzmir'de yaşayan ben kabin memurluğu işi dolayısıyla İstanbul'a taşınmış bulunmakta idim. 2 ay süren eğitimler sonunda uçuşlara başladım ve dünyam alt üst oldu diyebilirim. Tam bir hayal kırıklığı! Uçuşlar başladığından beri 2-3 kilo vermişimdir. Hiçbir şey yiyemiyordum, sürekli midem bulanıyordu filan.. -du diyorum çünkü artık geride kaldı benim için bu dönem. &quo…