6 Aralık 2014

Bu aralar ben (birtakım yenilikler)

Merhabaaa sonunda geldim canım bloğuma. Yazı yazmayı inanılmaz özlemişim. Bir daha bu kadar uzun bir ara vermeyeceğim söz. Yazacağım konu başlıkları o kadar birikti ki böyle olunca üşenip nereden başlayacağını bilemiyor insan. Neyse ilk yazım bu kadar aradan sonra bu aralar ben neler yapıyorum yazısı olsun. Nerede kalmıştııık? Hatırlamaya çalışıyorum ama hafızam çok kötüdür. Gittiğim yerlerde o yüzden bir not defteri taşımak ya da fotoğraf çekmek çok işime geliyor. Neyse efenim ben şöyle aklıma esen bir yerden başlıyım artık anlatmaya. Burada olmadığım süreç içerisinde neler oldu neler. :)

Öncelikle Konya'dan döndükten sonra kardeşim de İzmir'e geldi hemen akabinde. O hafta sonu beraber istihdam fuarına gittik. Malum ben de çoğu yeni mezun gibi iş arayışları içerisindeyim ve bu fuarı da tabi ki es geçmem mümkün değildi. İlk başta çok heyecanlanıyorum böyle şeylerde, ne diyeceğimi bilemiyorum. Sadece bir cv bırakıp gitmek de çok cazip gelmiyor. Kardeşimin yanımda olması iyi oldu, beni cesaretlendirdi. Epey yere cv bıraktım, sohbet ettim. Çok fazla iş arayan insan var ve bu beni biraz umutsuzluğa düşürmedi değil. O aralar staj da mantıklı gelmeye başlamıştı bir de. Madem iş bulamıyorum ve deneyim olayı bu kadar önemli şirketler için en azından staj yapıp kendimi geliştirebilirim diye düşündüm bir süre. Sonra İşkur ile konuştum, iş başı eğitim programları hakkında bilgi aldım. Hafta içi gidip kayıt olacaktım ki beni şaşırtan bir gelişme oldu. Ta ta ta tammm! Öylesine başvurduğum kabin memurluğu pozisyonunda ilk aşamayı geçip mülakatlara katılmıştım ve 3 hafta sonra yani tam da hayatımla ilgili yeni kararlar aldığım bir anda kabul edildiğime dair olumlu mail geldi. İşte hayatın bu sürprizlerini seviyorum. Bir kez daha gelecekle ilgili planlar yapmanın ne kadar saçma olduğunu gördüm.
Neyse efenim ama ön bir şart olarak almam gereken bir sağlık raporu var. Geçenlerde İstanbul'a gidip işlemlere başladım, birkaç pürüz çıktı ve önümüzdeki Salı tekrar gidiyorum. Eğer bir sorun çıkmazsa yakın bir zamanda eğitimlere başlayacağım. Hala komik geliyor. :) Çok hayal kurmamaya çalışıyorum, olmama ihtimali var yine de. Eğitimlerde de elemeler devam ediyormuş çünkü. Yaşayıp görücez bakalım ama bir aksilik çıkmazsa yakın zamanda İstanbul'a yerleşiyorum. Çok heyecanlı ve hareketli bir sürecin içerisindeyim şu sıralar.
Yine çenem düştü. Neyse artık görsel kısmına geçeyim de biraz rahatlayalım. :)




İstanbul'a gidip kırtasiye-kitapçı gezmemek olmaz tabi. Burası da Beşiktaş'taki Kabalcı. Kırtasiye malzemeleri çok güzeldi ve bakmalara doyamadım ama inanılmaz pahalı. Özellikle defter çeşitlerine, not defterlerine bayıldım.




İşte İstanbul'daki en büyük kazançlarımdan biri de burayı keşfetmek oldu. :) Kadıköy'deki Let's Coffee isimli kahveci. Öncelikle harika bir dekorasyona sahip bir yer. Çok ferah bir tasarımları var. Çalışanları gayet güler yüzlü. İçeri girince bir an menü filan bekledik. Ama sonra anladık ki self servis imiş. Mekan zaten çok cici. Birbirinden farklı kahve ve çay seçeneklerinin yanı sıra tatlıları ile de gönülleri fethediyor. Özellikle tiramisu ah o tiramisu! Abartmıyorum şimdiye kadar yediğim en güzel tiramisuydu. :) Fiyatı da 8 lira. Genel olarak fiyatlar uygun. Umarım bu çizgilerini bozmazlar hiç. Kadıköy'e yolunuz düşerse uğrayınız mutlaka.


İstanbul'da sokak kedisinden bol bir şey yok. Biz de erkek arkadaşımla her gördüğümüz yerde durup kedi seven bir çift haline geldik. N'olcak bu halimiz bilmiyorum. :) Bu tatlı miniş de atladı hemen üstüme kendini sevdirmek için. Burası da Yeşilköy bu arada. Atatürk havaalanına yakın bir yer. Ben çok sevdim. Sakin, nezih, mahalle kültürünün ölmediği bir yer. Kuzguncuk ve Moda'dan sonra 3. favori yerim oldu.


Galata kulesi'ni gördüğüm her fotoğraf nedense bana iç açıcı geliyor. Galata kulesini seviyorum ivit. :)


Sirkeci'deki meşhur köfteci Namlı. Sirkeci'ye gelip de burada köfte yemeyenleri dövüyorlarmış. :) Normalde köfte için pek ayılıp bitmem ama buradakiler cidden ayrı bir güzel. Yemeğin üzerine şöyle güzel bir irmik helvası da yemeyi unutmayın gitmişken.


Sonunda benim de yüksek belli bir pantolonum oldu. :) Yakışıp yakışmadığını bilmiyorum ama kullanımı çok rahat kesinlikle.


Kar kürelerini o kadar çok seviyorum ki.. Ufak olanı kendim aldım. Erken yeni yıl hediyesi :) Daha büyük olan ise erkek arkadaşımın hediyesi. Bir sürü kar kürem olsun istiyorum. Bence çok güzeller ve baktıkça mutlu ediyorlar beni.


İstanbul'dan elim boş dönmedim tabi ki. Bu kitabı uzun süredir almak istiyordum. İzmir'de bulamamıştım ama İstanbul'da Alkım'da buldum. Çok sevindim. Değişik bir öykü kitabı. 2015 ajandası ise keskin color'dan. Çok hafif. Taşıması kolay o yüzden. Her güne ayrı bir sayfa şeklinde düzenlenmiş. 1 Ocak'tan itibaren başlıyor sayfaları. Tasarımı çok sade. Ama ben boyalarla, stickerlarla renklendirmeyi düşünüyorum. Ortadaki defter de keskin color'dan. Tasarımı çok güzel. Özellikle sayfaların tasarımı çok cici. Alttaki fotoğrafta görebilirsiniz. Fotoğraf günlüğü gibi bir şey yapmayı düşünüyorum bunu.



İşte yeni kitap ayraçlarım. Hepsini çok severek aldım. Christmas temalı şeyleri çok seviyorum. Şimdiden başladım alışverişe. Turist Ömer ve Frida ise çok beğenerek aldığım 2 ayraç oldu. :)


İstanbul'da keskin color'a gidilir de kart postal alınmaz mııı.. Açıkçası sırf kartpostal almak için gittik oraya. Çünkü İzmir'de bulamıyordum bir türlü. Bir sürü kart postal aldım. Tanesi 15-30 kuruş gibi bir şeydi. Ben 25 tane filan almışımdır. Kartların bir kısmı noel temalı, bir kısmı eski İstanbul fotoğraflarından oluşuyor, bir kısmı ise ünlü ressamların resimlerinden. Sevdiklerime ve postcrossing'ten göndermem gereken kişilere göndereceğim yakında birçoğunu. Bana da çok çok kart gelsin!

İstanbul'dan döndükten sonra İzmir'de film-dizi izlemeli günler şeklinde geçiyor zamanım şu sıralar. Yediklerime içtiklerime dikkat ediyorum. Arkadaşlarımla görüşüyorum filan. Bol bol dinleniyorum. Kivi'yle oynuyorum. Canavarlığından pek bir şey kaybetmedi hala. Bu çocuk ne zaman düzelecek diye bekliyoruz ailecek. Annemi benden daha çok seviyor gibi ve bu duruma çok gıcık oluyorum söylemeden edemeyeceğim.
Bu arada yazılacak yazılar var daha bir sürü. Film yazıları, dizi yazıları vs. İşte birikti ya şimdi zor geliyor. Ama hafta sonu yeni postlar yazabilirim hazırlıklı olun.
Haftaya tekrar İstanbul'dayım. Sonuçlar belli olacak, bana şans dileyin lütfen. Kapanışı kivitoşun fotoğraflarıyla yapıyım.
Buraya kadar sabredip de okuyanlara pek çok teşekkürler.
Yeni yazıda görüşmek üzere.
Sevgiler! ^.^




15 yorum:

  1. Bol şans mutlu keçi :) Umarım dilediğini gibi olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederiim. umarım! :)

      Sil
  2. Aldıkların çok güzel şeyler-hele o kartpostallar!-. Keskin Color'da kartpostal satıldığını bilmiyordum, sadece defter alıp çıkıyordum ben, tüh :D
    Çok hoş bir yazı olmuş, eline sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim. :) sirkeci'dekine gittik biz başka yerde var mı bilmiyorum. 2. katına çıkmamış olabilirsin, tüm kat kartpostallarla dolu. bir dahakine bakarsın artık. :)

      Sil
    2. Ben de Sirkeci'dekinden alıyordum da, oranın ikinci katı mı varmış? Ohooo, hiçbir şeyden haberim yok benim :D

      Sil
  3. Gonlune gore olsun is meselesi;)

    YanıtlaSil
  4. Ya ne kadr tatlı bir yazı tarzın var sonuna kadar hiç sıkılmadan okudum. Bu arada İstanbul'a hoş geldin. Let's Coffee'ye hiç gitmemiştim bir sonraki yer olarak listeye ekledim :) inşallah işin olur da gelirsin buralara :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim, mutlu oldum. ^.^ senin de bloğunu çok sevdim bu arada.

      Sil
  5. Ben İstanbul da bu kadar yer bilmiyorum:)))))) Kivi nin adı da kendi gibi çok güzel

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstanbul o kadar büyük ki ne kadar çok gezsek de bilmediğimiz yerler hep olacak bence. :)

      Sil
  6. Merhaba işin hayırlı olsun dilerim dilediğin gibi olur...sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim iyi dileklerin için. Sevgiler. :)

      Sil