29 Ekim 2014

İstanbul Günlüğü

Bu aralar ortalarda yokum, farkındayım. Ancak yoğun bir sürecin içerisindeydim ve yazmaya fırsat bulamadım haliyle. 2 haftanın özeti: Stres, panik, kariyer, kurslar, telefon trafiği, İstanbul, Florya, bitmeyen yollar, kalabalık, sınavlar, mülakat, İngilizce, sevgili, filmler, iş kıyafeti, özlemler filan.. neden bahsediyor bu kız diyebilirsiniz tabiki. Hemen şöyle açıklayayım, geçtiğimiz hafta arka arkaya 2 mail aldım biri garanti bankasından diğeri ise bir hava yolu şirketinden. İstanbul'a sınavlara davet edilmiştim. Hal böyle olunca tüm planlar değişti, biletler alındı ve yolculuk başladı. Önce kabin memurluğu pozisyonu için İngilizce sınavına girdim. Oldukça basitti. Sınavdan çıktığımızda erkek arkadaşımla Sirkeci'ye meşhur köfteci Namlı 'da yemek yemeye gittik ve tam o sırada mülakat maili geldi. Epey şaşırdım tabi bu kadar çabuk olacağını tahmin etmemiştim. Beni bir telaş sardı resmen güzelim köfteler boğazıma dizildi. :) 1.si mezun olduktan sonraki ilk iş mülakatım olacaktı, 2.si uygun tek bir kıyafetim yoktu ve hazırlanmak için sadece 1 tek günüm vardı.




Bir günde hızlıca bulup aldığım mülakat kıyafetlerim. Bu arada elimde şuan fotoğrafların tamamı yok. Ama asıl kıyafetleri deneme faslı epey olaylıydı. Kabine girerken elimde 3 gömlek, 5 etek, 4 pantolon filan vardı. Hepsini giyip, denedim ve bunlara karar verdim. Tabiki yeşil parkam mülakata girerken benimle değildi. :) Burada mülakattan çıkmış hür ve rahat halimle gülücükler saçıyorum.


İstanbul'a gidip de tramvaya binmemek olmaz elbette. Kadıköy'de tramvay qeyfi olsun o zaman bu fotoğrafın ismi de. :)


29 Ekim kutlamalarına çoktan başlanmış bile. Keşke daha fazla kalıp havai fişekli kutlamaları da canlı canlı izleyebilseydim.


Bayılıyorum renkli duvarlara. Burası da Beyoğlu'nda bir ara sokak. Beyoğlu mu Taksim mi İstiklal mi tam kestiremiyorum hala. O civarlar diyeyim siz anlayın. :)


Munchies Crepe&Pancake, Kadıköy'de çok sevimli, minik, şirin bir yer. Kahvaltıcı, tatlıcı kıvamında. Ancak biraz pahalı. Arada kendinizi şımartmak amaçlı gidilebilir. 


Erkek arkadaşım kedilere baya düşkün. Hatta kedi delisi desek yanlış olmaz. Ben de onun sayesinde sevmeye başladım. Ve ironik bir biçimde kedilerden korkan ben kedi sahibi olup çıktım. Tesadüfen. (Kivi'yi bloğu takip edenler bilir.) Neyse efenim Maçka Parkı da bol kedili çok cici bir park. Beşiktaş'ta. İstanbullular bilir ama ben ilk kez gittim ve özellikle yavru kedileri görünce azcık kafayı yedim. Zor ayrıldım oradan diyebilirim. İşte bunlar da o günden birkaç kare.


İş ve mülakatlar dışında ise biraz sergi gezdik ve harika fotoğrafçıların harika fotoğraflarıyla karşılaşma fırsatı buldum. Çok yorgun olmasam daha da gezmek isterdim. Bir açık hava sergisi olan Fotoİstanbul / Şehirler ve Hikayeler sergisi 18 Kasım'a kadar Beşiktaş'ta yer alacak. Gidip görün derim. Cidden güzel çalışmalar var. 



Arter'de yer alan göçebe bakış isimli sergiden. Biz sadece 1. katı gezdik ama ilginç çalışmalar var. Güney Doğu Asya'dan çağdaş sanat konseptin içeriği. 4 Ocak'a kadar da açık. Haberiniz ola. Arter nerede derseniz ise İstiklal Caddesi üzerinde yer alıyor efenim.


İşte böyle bir hafta geçirdim. Dışarıda geçirdiğimiz vakitlerin yanısıra evde de güzel güzel filmler izledik. Ha burada bahsetmeyi unuttum. Pazar günü bir de Garanti Bankası'nın sınavına girdim. Ama inanılmaz zordu. Öss tadında sınav yapmışlar. Ben böyle zor İngilizce sınavı da görmedim ayrıca. Reading bölümleri advanced seviyesini de aşmıştı. Neyse o da öyle bir deneyim oldu diyelim. Bu arada İstanbul'a koşa koşa giden mutlu keçi yorgun ve bıkkın keçi olarak geri döndü. Bir haftada yıldırdı beni İstanbul. Trafiği, kalabalığı.. İzmir'i özledim resmen. Galiba ilk kez turistik amaçlı gitmeyince İstanbul'un gerçek yüzünü görme fırsatım oldu ve ben bu yönünü hiç sevmedim. Yarın da Konya'ya doğru yola çıkıyoruz annemle. Kardeşimin yanına gidiyoruz. Canım kerdeşimi göreceğim için çook mutluyum ama aklımın bir köşesinde kedişimin bizsiz nasıl kalacağı gerçeği var. Özleyeceğim keratayı. (Isırıklarına rağmen!)

Benden şimdilik bu kadar. Sizlerde ne var ne yok?


11 yorum:

  1. Seviyorum böyle yazılar okumayı :))
    Dediğin gibi İstanbul ziyaretçilerine en güzel yüzünü gösteriyor galiba!

    Umarım görüşmelerin güzel sonuçlanır ve güzel haberlerini okuruz.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Bakalım haberler nasıl olacak ben de merak ediyorum.
      Sevgiler. :)

      Sil
  2. Çok güzel haberler vermişsin bize, devamını da bekliyoruz. ^^
    Munchies benim gitmeyi çok istediğim bir yer! ama hala gidemedim :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olumsuz da yazarım mutlaka. :) Munchies de kesinlikle gidilesi bol kalorili bir yer. :)

      Sil
  3. maçka parkında oturdun mu çay içtin miiiii :) köpek de çok orda ama özellikle giriş kısmı evet kedili park gibi :) meydan taksim, semtin adı, galataya dek beyoğlu, o büyük caddenin adı istiklal. pek hoş gezmişsin ya. kadıköy maçka beyoğlu yeter zaten ki. görüşürüz yineee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Baya baya gezdik ya evet. :) Maçka parkında da çokça kedi sevdik çok köpek görmedim ama ben. Kedisler çok şekerdi. :)

      Sil
  4. İstanbul yorucudur ama güzeldir. Hem epeyce etkinlik de yapmış, tadını çıkarmışsınız;) İstanbul'da yaşayanların pek çoğu sizi bir kaç günde yaptığınızı şeyleri bir ömür o şehirde yaşayıp da yapmıyor. Tercih ve imkanlar meselesi diye geçiştirelim şimdilik;) Mülakat sonuçları ne oldu peki? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstanbul'u ben de çok severim ama sakin bir hayatı sevenlere göre değil hiç. Özellikle ulaşım olayı tam bir felaket. İzmir'de bu kadar farklı ve çok araç kullanılmıyor mesela. Ama İstanbul'da bir yere giderken metrobüse bin, inip metroya bin oradan otobüse geç filan.. Çok karmaşık. Tek başıma olsam kesin sürekli kaybolurum. :) Etkinlikleri iyi değerlendirmek lazım evet insan kısa süreli gelince bu konuda daha özenli davranıyor. Sonuçlara gelince biri olumsuz THY'den ise hala haber bekliyorum. Bakalım. :)

      Sil
  5. Hayat seninkisiymiş bacım :))) Haha beylikdüzü tabelasını görünce aklıma gelen metrobüs ve çile zulüm, işkence, başka şeyler varda onları söyleyemem :))) :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. metrobüsten ben de nefret ettim kesinlikle. trafik ve kalabalık büyük çile İstanbul'da.

      Sil