15 Eylül 2014

Book Challenge - 1. Gün



Sorumuz geçen sene okuduğunuz en iyi kitap idi.

Önce ufak bir alıntı yapmak istiyorum kitapla ilgili.

"Her neyse, hep büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne. Binlerce çocukbaşka kimse yok ortalıkta – yetişkin hiç kimse, yani- benden başka. Ve çılgın bir uçurumun kenarında durmuşum. Ne yapıyorum, uçuruma yaklaşan herkesi yakalıyorum; nereye gittiklerine hiç bakmadan koşarlarken, ben bir yerlerden çıkıyor, onları yakalıyorum. Bütün gün yalnızca bu işi yapıyorum. Ben, çavdar tarlasında çocukları yakalayan birisi olmak isterdim. Çılgın bir şey bu, biliyorum, ama ben yalnızca böyle biri olmak isterdim. Biliyorum, bu çılgın bir şey…"

Çavdar Tarlasında çocuklar, geçen sene okuduğum en güzel kitaptı. Öncelikle Salinger gibi bir yazarla tanıştım. En sevdiğim yazarlardan biri oldu bir anda. Bu kitabı okurken kah güldüm, kah gözlerim doldu. Ama çok sevdim. O yüzden bu challange boyunca birçok soruya aynı cevabı vermekten korkuyorum şimdiden. :) Zaten daha sonrasında tüm Salinger kitaplarını okumaya çalıştım. Şuan da basılı kitaplarından okumamış olduğum son kitabını okumaktayım. "Yükseltin Tavan Kirişini Ustalar-Seymour Bir Giriş" Ama hiçbiri bu kitap kadar etkilemedi beni. Kitabı ilk okumaya başladığımda üslubu yadırgadığımı acaba çeviride mi sorun var diye düşündüğümü hatırlıyorum. Yazım diline alışınca ise su gibi akıp gitti tüm sayfalar. İlk olarak Gönülçelen ismiyle basılmış ve çeviriler daha farklıymış, örneğin daha çok argo varmış. Ben o versiyonunu okumadım ama kitabın değişen ismini daha çok sevdiğimi söyleyebilirim. Merak edenler hiç tereddüt etmeden başlayabilir bu kitaba.

Not: Yazım neden irili ufaklı oldu anlamadım. Bir alıntı yaptım her şey dağıldı. Neyse şimdilik böyle idare edelim. Çünkü düzeltemedim. :)

8 yorum:

  1. En sevdiğim 20 kitaptan biridir Çavdar Tarlasında Çocuklar. Özellikle YKY'nin bu kapağı çok hoşuma gidiyor. Yeni düz turuncu kapakları bence çok özensiz. Kütüphaneninzde gözüme çarpanlar Pavese, Sartre ve Marquez :) Kırmızı Pazartesi ilk okuduğum kitabıydı. Sonrasında adamın bir çok kitabını okudum. Çok severim kendisini. Pavese'nin de Güzel Yaz kitabını üç hafta önce okudum. Sırada Yanlız Kadınlar var :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu kitabı böyle sokakta 2. el kitap satan bir çocuktan 5 liraya almıştım yıllar önce. Zaten aldığımda da baya yıpranıktı. Arkasına da "dünyanın en iyi yazarı." yazmış benden önceki sahibi. :) Kitabı aldıktan epey sonra okudum ama iyiki okumuşum. Bu arada Kırmızı Pazartesi başlayıp yarım bıraktığım kitaplardan biri. Araya çok zaman girince koptum hikayeden ve devam edemedim. Tekrar okuyacağım tabi.

      Sil
    2. Salinger'ın bu kitabına aldanıp Franny ve Zooey'sini de okumuştum ama onu pek beğenmedim :/

      Sil
    3. Franny kısmı güzeldi ama 2. bölümde ben de zaman zaman sıkıldığımı hatırlıyorum. Dokuz Öykü daha güzel bir kitaptır. Onu da sevmiştim baya.

      Sil
  2. Ben de okudum ama çoğunluğun aksine barışmadı yıldızım dilini sevemedim belki kendi dilinde okumak farklı olurdu. Ben de YKY'den okumuştum ama yeni sarı kapaklısından, seninki daha güzel:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Genelde ya çok seviliyor ya hiç sevilmiyor zaten Salinger. Ben pek ortasını görmedim. :) Kendi dilinde okumayı ben de çok isterdim ama malesef yeterli kapasiteye sahip değiliim o konuda.

      Sil
  3. ben de bu kitabı geçtiğimiz sene okudum ve çok sevdim. Salinger'i bu kitapla tanıdım. Diğer kitaplarını da okumayı çok istiyorum. O alıntı yaptığın kısmı okurken çok duygulanmıştım. :) Kitap çok farklı ve garip bir şekilde sıcak gelmişti bana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı hisleri bende de uyandırdı. Dokuz Öykü de sevdiğim kitaplarından biridir. Tavsiye ederim. :)

      Sil